May 24

Mobil dünyaya hükmeden dev şirketler peş peşe dokunmatik modellerini piyasaya sunmaya başladılar. Sizler için bir dokunmatik seçkisi yaptık.

cepdokunAsus P565Göz alıcı tasarımının yanı sıra olağan üstü yetenekleri olan Asus P565, Glide dokunmatik arayüzüyle sizi verimliliğin doruklarına ulaştırıyor. 2.8 inç genişliğindeki yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekran, parmak ucuyla verdiğiniz komutları anında hayata geçiriyor. Asus P565 PDA’in söz konusu inanılmaz hızı, 800 MHz frekanslı mobil işlemciden geliyor. Çok güçlü altyapı sayesinde doküman düzenleme, internette gezinti ve video oynatma gibi cep telefonları için oldukça zorlayıcı olan uygulamalar, aynı anda rahatlıkla çalıştırılabiliyor. İçi kadar dışı da etkileyici olan Asus P565 PDA’in arka yüzündeki deri kaplama, dokunuşunuza keyif katıyor. İş dünyasına özel tasarlanan, Asusu P565’i ortaya çıkaran, 800 MHz’lik dünyanın en hızlı mobil işlemecisi ve Asus’un dokunmatik kullanıcı arayüzü “Glide”. Hızlı işlemcisi P565’in aynı anda birden fazla uygulama çalıştırmasına imkan tanıyor.

Sony Ericsson Xperia XI
Sony Ericsson’un yeni modeli Xperia XI, firmanın Windows Mobile 6 işletim sistemini içeren ilk akıllı telefonu olma özelliğini taşıyor. Xperia serisinin ilk modeli olan XI, bir iPhone alternatifi olarak da düşünülebilir. 800 x 480 çözünürlüğündeki ekran, 65K renk oluşturabiliyor ve 3 inçlik geniş dokunmatik kullanım alanıyla tıpkı iPhone’da olduğu gibi telefonun tüm yüzünü kaplıyor. Fakat telefonda yazı yazmak için iPhone’da olduğu gibi ekranı kullanmak zorunda değilsiniz. Ekranın alandaki joystick ve birkaç tuşa ek olarak yan tarafa kayarak açılan QWERTY klavye mevcut. XI’in multimedia özellikleri de çok gelişmiş. 3.2 megapiksel çözünürlüğündeki oto-fokus destekli kamera, karanlık ortamlar için kaliteli bir LED’le desteklenmiş. Kamera, video konusunda da oldukça iddialı. VGA (640×480) çözünürlüğünde saniyede 30 kare hızında video çekebiliyor. Devamını Okuyun »

Yazar admin \\ tags: , , , , , , , , , , ,

May 24

erkeknesliİngiliz akademisyen Prof. Jennifer Graves, erkekliği belirleyen Y kromozomunun ölüm sürecine girdiğini ve 5 milyon yıl içinde tamamen yok olacağını açıkladı.

İngiliz akademisyen Prof. Jennifer Graves, erkeklik genlerinin giderek azaldığını ve bu nedenle erkekliğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu bildirdi.

İnsan cinsiyet kromozomları uzmanı olan araştırmacı Graves, erkekliği belirleyen Y kromozomunun ölüm sürecine girdiğini ve önümüzdeki 5 milyon yıl içinde tamamen yok olacağını belirtti.

İrlanda’daki bir konferansta açıklamalarda bulunan Graves, 3 milyon yıl önce Y kromozumu üzerinde bin 400 gen bulunduğunu, ancak günümüzde gen sayısının 45’e indiğini söyledi. Avustralya’nın başkenti Canberra’daki Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Graves, erkek kromozomunun yok olması durumunda başka bir tür insanın gelişebileceğini de kaydetti.

Kaynak: http://saglik.milliyet.com.tr/

Yazar admin \\ tags: , ,

May 23

pes2010Konami, PES’i geliştirmeye devam ederken tamamen geliştirilmiş grafik motorunu görücüye çıkarıyor.

Konami, yakında çıkacak olan PES 2010’dan ilk oyun içi grafiği yayınlayarak yeni oyunda görülecek ayrıntı seviyesini ve grafik yenilemelerini gözler önüne serdi.

Üzerinde çalışılmaya devam edilen görüntüde oyunun kapak yıldızı Lionel Messi maç sırasında detaylı biçimde gösteriliyor. Yeni oyunun görünüşüne etki eden faktörler arasında güneşin konumu ve saha aydınlatmalarının saha, stadyum, top ve oyuncular üzerindeki gölgelere gerçek zamanlı olarak yansıtılmasını sağlayan yepyeni dinamik aydınlatma efektleri de bulunuyor.

Tokyo merkezli, genişletilmiş PES Productions ekibi oyuncu tasarımları üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Oyuncu ifadeleri oyuna tamamen eklenmiş, ayrıntı seviyesi ise her oyuncunun kendine has ten dokusuna sahip olması ve formalarda günümüzde bir çok üretici tarafından kullanılan delikli materyallerin kullanılmasına kadar geliştirilmiş durumda.

Kaynak: http://gnctrkcll.turkcell.com.tr/oyun/haber/pes-2010-gorucuye-cikiyor-13281

Yazar admin \\ tags: , , , , ,

May 23

İkinci eli binlerce Euro eden Nokia 1100 ile dolandırıcılık devam ediyor; Nokia “sorun yok” diyor…

nokia1100Sizlere bir süre önce, zamanında sıfırı 100 Euro civarında fiyatla satılan Nokia 1100‘ın bazı üretimlerinin ikinci elinin bugün bazı ülkelerde 25 bin Euro’ya satıldığını duyurmuştuk. Çıkan haberlerin ardından sanal suçla savaş birimleri Nokia 1100-sever suçluların peşine düştü. Fakat henüz ciddi bir aşama kaydedilemedi. Polis sadece birkaç kişiyi bu suçla ilgili tutukladı fakat her geçen gün 1100 sevdalısı suçluların türemesi nedeniyle yeni olayların henüz önüne geçilemedi.

Soruşturmada güvenlik güçlerine yardımcı olan Ultrascan adlı firmanın yöneticisi Max Becker, geçtiğimiz günlerde kendilerinin bir suçluya Nokia 1100 sattıklarını ve bu sayede yerlerini tespit ederek, nasıl çalıştıklarını anlamak için çaba sarf ettiklerini söyledi. Becker’ın ifadesine göre buldukları Faslı alıcı, Ultrascan’ın 1100 telefonuna tam 5500 Euro (yaklaşık 11.700 TL) ödemiş.

Becker ayrıca hacker’ların kullandıkları 1100‘ı suçluların işine yarayacak şekilde modifiye eden programa da eriştiklerini ve denemelerinde son derece kolay bir şekilde başka numaralara gelen tek kullanımlık internet bankacılığı şifrelerini kolaylıkla elde ettiklerini söyledi.

Farklı ülkelerdeki güvenlik birimleri konuyla ilgili soruşturmaları hızlandırdılar. Polis bu yöntemi kullanan suçluların arasına gizli polisleri yerleştirmeye çalışıyor. Bu sırada Nokia konuyla ilgili hala resmi bir yorum yapmadı. Şimdiye kadar Nokia‘dan gelen tek resmi açıklama; “Nokia 1100‘ın yazılımında bir güvenlik açığı olduğuna inanmıyoruz” şeklinde oldu.

Kaynak ve devamı: http://www.chip.com.tr/konu/Nokia-1100-in-muthis-sirri-halen-cozulemedi_12922.html

Yazar admin \\ tags: , ,

May 22

sagliklikiloKilo vermenin en doğru yolu, yeme ve içme alışkanlıklarını değiştirip, fiziki aktiviteyi arttırmakla oluyor. İnternetteki (www.becel.com.tr) sitesinden derlenen bilgilere göre, herkesin yapısı farklı olduğundan, ideal kilo diye tek bir değer yok, fakat boya göre ideal kilo aralığını tayin etmek mümkün.

Kilonun bu sağlıklı değer aralığında olup olmadığını anlamak için, Vücut Kitle Endeksi’ni (BMI) hesaplamak gerekiyor. BMI değerini bulmak için kilonun, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesi gerekiyor. Örneğin, boyu 165 cm. ağırlığı 55 kg olan kişinin Beden Kütle İndeksi: 55 / (1.65)2 = 20.2 olur.

Günümüzde doktorlar, sağlıklı kiloda olup olmadığınızı anlamak için bel ölçüsüne de bakıyorlar. Erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm’den fazla çıkan bireylere, kilo vermeleri öneriliyor. Bel çevresi ölçünüz erkeklerde 94-102 cm, kadınlarda 80-88 cm aralığında ise kiloyu muhafaza etmek sağlık açısından önem taşıyor.

Kaynak ve devamı: http://www.maksimum.com/saglik/haber/53/26310.php

Yazar admin \\ tags: , , ,

May 19

Mobil İletişimde Üçüncü Nesil (3g) Sözleşmeleri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Turkcell, Vodafone

3gimzave Avea Yetkilileri Arasında İmzalandı. Sözleşme Gereği Peşin Alınacak İhale Bedeli ile Devlet 3g İhalesinden Yaklaşık 2 Milyar Tl Gelir Elde Etti.

Mobil iletişimde Üçüncü Nesil (3G) sözleşmeleri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Turkcell, Vodafone ve Avea yetkilileri arasında imzalandı. Sözleşme gereği peşin alınacak ihale bedeli ile devlet 3G ihalesinden yaklaşık 2 milyar TL gelir elde etti.

GSM şebekeleri üzerinden mobil olarak hızlı internet erişimi sağlayacak olan Üçüncü Nesil (3G) sözleşmeleri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Turkcell, Vodafone ve Avea yetkilileri arasında imzalandı. Sözleşme gereği peşin alınan ihale bedeli ile devlet 2 milyar TL geliri bir günde kasasına koydu. 3G imza törenine Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, BTK Başkanı Tayfun Acarer, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Vodafone Genel Müdürü Serpil Timuray ile ve Avea CEO’su Cüneyt Türktan katıldı. Ulaştırma Bakanı Yıldırım, temmuz ayının başından itibaren görüntülü telefon diye bilinen 3G’nin kullanılır hale geleceğini söyledi. Yıldırım, “3G telefon demek bizim internet otoyollarına havadan yeni otoyollar ilave etmek anlamına geliyor. Gittikçe artan internet kullanımı olacak” dedi.

Kaynak ve devamı: http://www.haberler.com/2-milyar-tl-pesin-yatti-cep-te-3g-imzalari-atildi-haberi/

Yazar admin \\ tags: , , , ,

May 18

Dünyada gebelikte ilaç kullanımı ve röntgen ışınlarına maruz kalma sonucu çocuklarda görülen yarık dudak ve yarık damak hastalığı Türkiye’de genellikle beslenme bozukluğu nedeniyle ortaya çıkıyor. Tedavide ise ilk 18 ay büyük önem taşıyor.

 

agizyariklariKONYA – Halk arasında kurt ağız ve tavşan dudak olarak bilinen bu rahatsızlıklar sadece özel ameliyatlarla tedavi edilebiliyor. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekeriya Tosun, yarık dudak hastalığının halk arasında “tavşan dudak”, yarık damağın ise “kurt ağız” olarak bilindiğini söyledi.

 

Özellikle yoksul kesimlerde eksik beslenme görüldüğünü vurgulayan Tosun, şunları kaydetti:
“Sonuçta anne, bebeği için gerekli vitamin ve mineralleri alamıyor. Bu durum da bebeklerin yarık dudak ve yarık damak ile doğmasına yol açıyor. Dudak yarığı 700 doğumda, damak yarığı ise 1500 doğumda bir görülüyor. Her ikisi birden ise 2000 doğumda bir ortaya çıkıyor. 18 aylıktan önce tedavisinin yapılması gerekiyor. Bu durumda konuşması düzeliyor. 18 aylıktan sonra yapılan ameliyatlarla çocuğun konuşması düzelmiyor. Bu yüzden bebeğin doğumdan itibaren plastik cerrahi ve ortodonti uzmanlarının takibinde olması gerekiyor.”

GEBELİKTE DÜZENLİ BESLENME GEREKİYOR
Tosun, yarık dudak ve yarık damak hastalığının tedavisinin plastik cerrahlar ve ortodonti uzmanlarının birlikte çalışmasıyla yapılabildiğini, tedavisinin çok uzun sürdüğünü bildirdi. Tedavi edilmemesi durumunda kişinin ilerleyen yaşlarında ciddi bir konuşma sorunu yaşayacağını belirten Tosun, “Yarık dudakta bebek, annesini tam ememiyor ve yeterli beslenemiyor. Yarık damakta da durum aynı ancak bir de süt buruna kaçıyor ve orta kulak iltihabı sık oluşuyor. Yani çocuk sık aralıklarla rahatsızlanıyor” dedi.

Bu hastalığın önlenmesindeki en önemli faktörünün gebelikte düzenli beslenme olduğunu belirten Tosun, annelerin beslenmeye dikkat etmesini, gebelikte bol vitamin almasını önerdi.

Kaynak: http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/475613.asp

Yazar admin \\ tags: , ,

May 18

Uçabiliyorlar, yüzebiliyorlar, dakikada yüzlerce mermi saçıyorlar. Askeri alanda sayıları giderek çoğalan robotlar yavaş yavaş hayatlarımıza da girmeye başladı.

terminator1Ülkeler ordularını robotlarla donatma yarışına girerken, Güney Afrika askerlerinin yaşadığı olay felaket senaryosunu akıllara getiriyor: “Ya günün birinde silahlarını bize doğrulturlarsa?”

Uçabiliyorlar, yüzebiliyorlar, sadece bir dakikada 550 yüksek patlayıcı içeren mermi saçabiliyorlar. Hepsinden korkutucu olanı ise, bir gün kendi kendilerine düşünebilecekleri.

Gelişen teknolojiyle robotlarda yaşanan hızlı ilerleme ve kullanıldıkları alanların ve sayılarının hızla artması, akıllara meşhur Terminatör filmini getirirken, Güney Afrikalı askerlerin yaşadığı bir olay “Korkulan başa gelir mi?” diye düşündürdü.

İki devasa 35 milimetrelik bombardıman silahına sahip MK5 uçaksavarı, büyük bir robotik silah ve bilgisayar tarafından kontrol ediliyor.

Ancak diz üstü bilgisayarınız kilitllendiğinde ve eğer bu bilgisayar 550 yüksek patlayıcılı mermi içeren bir şarjörü kontrol ediyorsa, olayın boyutu değişibiliyor.

Böyle bir durumla karşılaşan Güney Afrikalı askerler bir şeyin yanlış gittiğini farketti. Sistem kilitlenmişti, ancak daha sonra yaşananlar tam anlamıyla tüyler ürperticiydi.

2008’de meydana gelen olayla ilgili hazırlanan askeri raporda, tanıklardan biri, “Saklanacak hiçbir yer yoktu. Robot sağa sola çılgınlar gibi ateş açmaya ve dakikada 550 yüksek patlayıcı özelliğine sahip mermi fırlatmaya başladı. Bunu yaparken 360 derece etrafında dönüyor ve adeta mermilerden bir hortum oluşturuyordu” diyor.

Genç bir kadın asker robot silahı durdurmak için atıldı, ama çok geçti. Tanık rapordaki ifadesinde, “Bunu yapamadı çünkü robot adeta kontrolü kendi eline almıştı” diyor.

Robotun otomatik silahtan saçtığı mermiler, kapatmak için koşan kadın askere isabet etti ve asker yere yığıldı. Robotun şarjörü boşalana kadar sekiz asker daha öldü. 14 asker de ciddi bir şekilde yaralandı.

Katliamın sorumlusu ‘yazılım hatası’ olarak belirlendi. Devamını Okuyun »

Yazar admin \\ tags: , , , , , , , ,

May 17

besiktasankgucuTurkcell Süper Lig’te Beşiktaş, Ankaragücü’nü deplasmanda 3-1 mağlup ederek zirveye tekrardan kuruldu..

Kaynak: http://www.spor3.com/news_detail.php?id=474443

Yazar admin \\ tags: , ,

May 15

uyuyankiz90yil1Bu sırrı çözmek bilim adamlarının 90 yılını aldı.

Mumyalanan Rosalia Lombardo tam 90 yıldır cesedi hiç bozulmadan sanki bir bebek gibi uyuyordu.

Bugünlerde dünyada H1N1 olarak bilinen domuz gribinin bir benzeri olan İspanyol giribi sadece Avrupa’da 25 milyon can aldı.

Bunlardan biri de İtalyan general Mario Lombardo’nun minik kızı Rosalia Lombardo idi. Küçük kız İspanyol gribinden hayatını kaybettiğinde bu acıya dayanmak babasına çok zor geldi. Acısını bir nebze olsun hafifletmek isteyen general Lombardo, kızını mumyalayarak ölümsüzleştirmek istedi. O yıllar sonra bile kızının sanki uyuyormuş gibi bin cam faunusta insanlara gülmesini istiyordu.

Bu işi yapacak adamı İtalya’nın Sicilya bölgesinde buldu. Mumya ustası Alfredo Salafia küçük kızı mumyalayarak camdan bir mezarın içine koydu. Ancak Salafia mumyalamada nasıl bir yöntem kullandığını kimseye söylemedi. Ustalığının sırrını kendisiyle birlikte mezara götürdü. Şu anda İtalya’nın Palermo kentinde bir müzede bulunan küçük kızın nasıl mumyalandığının sırrını bulmak için arkeologlar yıllarca araştırma yaptı.

Ama bu sırrı çözmek Palermo Üniversitesi’nde çalışan arkeolog Piombino Mascali’ye nasip oldu. 1999 yılından bu yana mumya ustası Salafia’nın sırı üzerinde çalışan Mascali, tesadüfen bir el yazması eser buldu. Salafia küçük kızı nasıl mumyaladığını burada detaylı bir şekilde açıklamıştı. Mascali, el yazmasının tıp tarihinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirtiyor.

Bilim adamları Salafia’nın küçük kızın kanını kimyasal bir madde ile değiştirdiğini tahmin ediyorlardı. Ama el yazmasına göre Salafia, Rosalia Lombardo’nun damarlarına alkol ve salisil karışımı bir sıvı enjekte etti. Mascali bulduğu el yazması üzerinde araştırmalarına devam ediyor.

Kaynak: http://www.veteknoloji.com/90-yildir-uyuyor-17327-.html

Yazar admin \\ tags: , ,